“Bilderbergliler” kapalı kapılar ardında hareket etmek istiyorlar. Fakat Yunanistandaki en son buluşma kamuoyunun ilgisine mazhar oldu; protestolara ve basın haberlerine de konu oldu.
Yarım asırdan beri olduğu gibi bu sene de uluslararası hareket eden bir güç elitinin mensupları Bilderberg konferansında buluştular. Elit toplantısı geçen hafta Yunanistan’ın başkenti Atina’dan 35 km. uzaklıkta ıssız bir sahil bölgesinde Astir Palace Otel’de gerçekleşti. 14 ile 17 Mayıs arasında Bilderbergliler kamuoyuna kapalı toplantılar gerçekleştirdiler. Fakat, son on yıllarda bu gizli buluşma neredeyse mükemmel bir şekilde gerçekleştirilip sadece bir avuç alternatif medya gazetecileri tarafından takip edilirken, bu sefer farklı oldu.
Yunanistan’ın solcuları ve sağcıları tarafından otelin önünde yapılan yoğun protestolar, İngiliz mainstream medyasından gazetecilerin gelmesi ve iyi organize edilmiş blogcuların internetteki haberleri sayesinde, bu elit toplantısı daha önceki toplantılarda olduğundan çok daha fazla kamuoyunun ilgisini çekti. Bu cümleden olarak Amerikan gazetesi Los Angeles Times, toplantı otelinin yüzlerce polis tarafından, donanma ve sahil polisinin hücum botları ve iki tane F-16 savaş uçağı tarafından korunduğunu yazdı.
Normalde İngiliz gazetesi The Guardian için, toplantıya esprili bir haber yapmak üzere gönderilen komikçi Charlie Skelton, Bilderberg ve şakanın, esprinin birbirine uymadığını çok hızlı fark etmişti. Toplantıyla ilgili fotoğraflar çektikten sonra, polis onu tutukladı ve saatlerce sorguladı. Fakat bununla bitmedi. Skelton Guardian’da bundan böyle bir tatil köyünde değil, bir polis devletinde kendisini hissettiğini yazıyordu. Sürekli gözetildiğinden, her tarafta kendisini takip eden arabalar ve kendi peşini bırakmayan adamlardan bahsediyor. Üç kere polis binasına gidip şikayette bulunmak istemiş, fakat başarısız kalmış. Üçüncü seferde kendisiyle polis şefi arasında şu diyalog geçmiş: “Ben ona diyorum ki, [polis şefine] polis tarafından gözetleniyorum, bunun bitmesi lazım veya en azından bana sebebini söyleyin. O da ‘Neden buradasınız’ diye bana çıkışıyor. Ben de: ‘Ben Bilderberg toplantısı için buradayım.’ O da ‘İşte gördünüz mü, bu asıl sebep. Bizim birbirimize söyleyeceğimiz başka bir şey kalmadı.’ dedi.”
Fakat Skelton mesleğini icra ederken tutuklanan tek gazeteci değil. Oradaki gazetecilerin haberlerini direkt yayınlayan web sayfası alles-schallundrauch.blogspot.com’a göre tutuklanan sekiz muhabirden bahsediliyor.
Bir kargaşa da Yunanistan’ın Komünist Partisi’nin üyeleri cuma günü birçok otobüsle toplantı yerine vardıklarında yaşanmış. Haberlere göre otobüsler bir barikatı delip otelin çok yakınlarına kadar yaklaşmışlar. Emniyet güçleri protestocuların gelişinden habersiz yakalanmışlar. Tahminlere göre 200 ila 300 protestocu gelmiş. Bir gün sonra da Yunan sağcıları protesto yapmışlar, fakat onların sayısı daha azmış.
Almanya’nın Sol Parti milletvekili Gesine Lötzsch şimdi Bilderberg Konferansı’nı Alman Millet Meclisi’nde konu edinmek istedi. Bu vesileyle bir meclis soruşturması kapsamında hangi hükümet üyelerinin şimdiye kadar konferansa katıldıklarını ve bu konferansın sonuçlarının ne oranda hükümetin politikaları üzerinde etkisinin olup olmadığı öğrenilebilir.
Lötzsch Junge Welt Gazetesi’ne, konferanslara katılan politikacıların ilgili seçmenlerinin de vekillerini hesaba çekmeleri gerektiğini söyledi. “Gerçi bir cevap alabilecekleri konusunda fazla ümitli değilim. İnsanlar açık bir toplumda yaşadıklarını zannedebilirler, fakat güçlülerin gizli kapaklı işleri, kamuoyunun dışlanması, bütün bunlar çok kötü işaretler.”
Elit araştırmacısı Michael Hartmann da konferansı eleştirel bir şekilde sorguluyor. Hartmann Junge Welt Gazetesi’ne bu tür buluşmaların demokratik devletin altını oyabileceğini söyledi.
Gerçi Hartmann, Bilderberg’in nüfuzunun “düzenli olarak ekonominin temsilcileri ile başkentlerdeki hükümet memurları arasında gerçekleştirilen gayri resmi buluşmalar” kadar büyük olamayacağını söylese bile, yine de bu konferans için de şu ilke geçerlidir diyor: “Ekonomik ve siyasi elitlerin işbirliği ne kadar sıkı olursa, o nispette, siyasi kararların ekonomi ve zenginlerin lehine olması tehlikesi büyüktür.”
Çev: Kamil Cengiz
Kaynak: junge Welt, 19.05.2009
Makaleyi Paylaş
| Yorumlar |
|








Kürşad Bey, çok güzel bir konuya&...
sayın ,m. ali durmuş bey ,gülen ha...
"Bugünün müstekbir kâfirleri,...
Selam a. sayin site yöneticileri der...
Selamunaleykum; İktibas dergisi ve ...